Türkçe Almanca
göz seyirmesiAugenzuckung {f} Augenzuckungen {pl}
birşeyi geri vermekwiedergeben {vt}
herşeyi toz pempe görmekDurch die rosarote Brille sehen [rdw.]
Bir şeyi paratiğe dökmekEtwas in die Tat umsetzen
bir şeyin olduğu an, zamanZeitpunkt {m}
bir şeyi heyecandan unutmakvor Aufregung etwas vergessen
bir şeyin sınırında olmakgrenzen {vi} (an)
birşeyi doğrultmak düzlemekgerade machen {vt}
bugün herşeyim kötü gidiyorHeute geht mir alles schief.
bir şeyin olmasına engel olmakabbiegen {vt}
sebep, bir şeyin gerçek nedenidie eigentliche Ursache (für etw.)
planlanmış bir şeyi iptal etmekabblasen[ugs.] {vt} (absagen)
birşeyi tahayyül etmek, düşünmeksich etwas vorstellen {vi} (dat.)
Bir şeyin tam öncesinde, arefesindeim Vorfeld (von etwas)
birşeyin başına gelmesinden korkmakfürchten {vt}
herşeyi yapabilen, becerebilen (erkek)Alleskönner {m}
herşeyi yapabilen, becerebilen (bayan)Alleskönnerin {f}
birşeyin kaydını sildirmek, çıkmakabmelden
karakter vb bir şeyin aynası, göstergesiAbbild {n} Abbilder {pl}
kapalı bir şeyi açabilmek (kapı, kapak)aufbringen (vt}
birşeyin, birisinin üstüne doğru gitmekzukommenjmd/etwas kommt auf jmdn/etwas zu
Bir şeyi kazanca çevirmek, dönüştürmekEtwas in Gewinn umsetzen
herşeyi yanlış yapmak ve çıkmaza girmekverfahren
hareketli bir şeyin yönünü değiştirmekablenken{vt} | lenkte ab | ablenkte | hat abgelenkt
birşeyi onaylamamak, reddetmek (politika vb)ablehnen {vt}
aynı şeyi konuşmak ama birbirini anlamamakaneinander vobeireden {rdw.}
beraberce yapılan bir şeyi yapmayı bırakmakabsprịngen
bir şeyi biraz ısrarla istemek, talep etmek. verlangen {vt}
başlamış bir şeyi iptal etmek, geri çekmekstornieren {vt}
asılı duran birşeyi almak, yerinden kaldırmakabnehmen
Cevirilerde Örnek ara