insanMensch {m} Menschen {pl}
her türden insanalle möglichen Leute
gaddar zalim insanScheusal {n} Scheusale {pl}
insani ihtiyaçlarmenschliche Bedürfnisse
birçok insan yaralandıviele Leute wurden verletzt
hastalıklı, hasta insanlarSieche {pl}
İnsanın kendi evi gibisi yokEigener Herd ist Goldes Wert {rdw.}
alaycı, insanlarla dalga geçenzynisch {adj}
İnsan gerçeklerle yüzleşebilmeliMan muss der Wahrheit ins Auge blicken können
ilgili, olaylara, insanlara duyarlıaufgeschlossen{adj}
sosyal, insanlarla bir arada olmayı sevengesellig {adj}
kısır, yavrusu olmayan (insan ve hayvan)nicht fruchtbar {adj.}
arabanın içinde bulunan insanlar tarafındanvon den im Auto vorhandenen Personen
insanların özellikleriyle dalga geçen, dikkatsizce konuşanzynisch
insanın kendini bir iki kelimeyle tanımladığı özlü söz, hayat felsefesiMaxime {f} Maximen {pl}
Cevirilerde Örnek ara