| Ruck{m} Rucke {pl} | ani ve kısa hareket |
| Rücklage{f} Rücklagen {pl} | yedek akçe, kötü gün parası |
| Rücklage{f} Rücklagen {pl} | rezerv |
| Zeitdruck{m} | Zaman baskısı |
| Rückstand{m} Rückstände {pl} | Tortu |
| Rücken {m} | sırt, arka (bıçak) |
| Brückentag{m} Brückentage {pl} | Hafta içi tatil olan bir gün ile hafta sonu arasında kalan çalışma günü. |
| Ausdruck {m} | Söz ya da yüz ifadesi |
| beeindrucken{vt} | beeindruckst, beeindruckte, hat beeindruckt | | etkilemek, izlenim bırakmak |
| abdrucken {vt} | basmak (kitap vb) |
| abdrücken {vt} | tetik çekmek |
| abdrücken {vt} | iz bırakmak, iz çıkarmak |
| Ruckartig {adj} | ani ve kısa (fren, hareket vb) |
| verrückt {adj} | çılgın, deli |
| bedrücken {vt} | üzmek, depresyona sokmak |
| heranrücken {vi} | yaklaşmak |
| rückläufig {adj} | azalan, geriye giden (istatistik, sayı, gelişim) |
| verdrücken (Essen) | açgözlü bir biçimde yemek yemek |
| zurückerstatten {vt} | ödenmiş parayı geri vermek, iade etmek |
| Er lügt wie gedruckt | ha bire yalan söylüyor |
| auf dem Rücken tragen | sırtında taşımak |
| alle Brücken abbrechen[übtr.] (hinter sich) | gemileri yakmak |
| Er hat verrückte Ideen | onun çılgın fikirleri var |
| unter Zeitdruck arbeiten | Zaman baskısı altında çalışmak |
| die eingestürzte Brücke | çökük çökmüş köprü |
| Abdruck {m} Abdrucke {pl} | baskı, basım (kitap vb) |
| Abdruck {m} Abdrucke {pl} | iz (ayak, parmak vb) |
| den Rücken gerade machen | arkasını (sırtını) düzeltmek (doğrultmak) |
| an die Spitze heranrücken | zirveye yaklaşmak |
| abblendbarer Innenrückspiegel | yansımasız iç ayna (araba) |