| passen {vi} | uymak, denk gelmek |
| abpassen {vt} | uygun zamanı beklemek, fırsatını kollamak |
| zusammenpassen {vi} | birbirine uymak, uyuşmak |
| abpassen {vt} (jemanden) | bir soru ya da istek için birisinin yolunu gözlemek, beklemek, fırsatını kollamak |
| Besonders auf die Kinder aufpassen | özellikle çocuklara dikkat etmek |
| wir lieben uns, passen aber nicht zusammen | birbirimizi seviyoruz ama uyuşamıyoruz |