reißen {vt}ani bir hareketle çekmek, almak
reißen {vt}hayvanın avını parçalaması
reißen {vt}aniden hızlıca çekmek, almak, kapmak
aufreißen {vt}iyice açmak (ağız, kapı, pencere)
einkreisen {vt}etrafını çevrelemek
einkreisen {vt}isole etmek
zerreißen {vt}yırtmak
aufreißen {vt}yırtarak açmak, yırtmak (torba, zarf, paket)
Mäuler zerreißençene patlatmak, çene yormak
den Mund aufreißenağzını iyice açmak
ein Problem einkreisen {vt}bir problemi bütün yönleriyle ele almak
reißen (etwas an sich + Akk)entrika ile ele geçirmek, elde etmek (güç, para, mal)
sich kein Bein ausreißen {rdw.}sadece gerekli olan neyse onu yapmak, fazlasına uğraşmamak
Ich habe ihm den Brief aus der Hand gerissenMektubu elinden kaptım aldım
Du weißt noch nicht einmal genau wie sie heißen während sie sich über dich schon ihre Mäuler zerreißenOnlar senin hakkında çene yorarken sen onların kim olduğu bile tam bilmiyorsun
Cevirilerde Örnek ara