| birisini arzulamak | jemanden begehren |
| birisini sarhoş etmek | jemanden abfüllen |
| Birisinin yolunu kesmek | Jemandem den Weg abschneiden |
| birisini mahkemeye vermek | jemanden vor Gericht stellen |
| birisini ha bire eleştirmek | auf jemandem herumhacken [ugs.] |
| birisini tanıtmak, tanıştırmak | vorstellen {vt} |
| birisini kritize etmek, eleştirmek | jemanden kritisieren |
| birisinin kalbini kırmak, incitmek | jemanden kränken |
| birisini gidip almak, alıp getirmek | jdn. abholen (von einem Ort) {vt} |
| koparmak (birisinin elini, kolunu vb) | abnehmen (jemandem etwas) |
| göndermek, yollamak (birisini bir yere) | schicken {vt} (jemanden) |
| birşeyin, birisinin üstüne doğru gitmek | zukommenjmd/etwas kommt auf jmdn/etwas zu |
| battaniye vb ile birisinin üstünü örtmek | jemanden zudecken {vt} |
| birisini işin içine sokmak, karıştırmak | involvieren{vt}involvieren | involvierte | hat involviert |
| Birisinin uyarılarını dinlemek, kulak vermek | auf jemanden hören |
| düşen birisinin ayağa kalkmasına yardım etmek | jemandem auf die Beine helfen |
| birisini alıkoymak, birşey yapmasına engel olmak | abhalten (von+dativ) |
| birisini seslenerek ateşlemek, gaza getirmek, gaz vermek | anfeuern {vt} |
| birisini yapmak istemediği birşeye ayartmak, kanına girmek | jemanden zu etwas verführen {vt} |
| birisinin üzerine hayvan (genelde köpek) salmak, kovalatmak | hetzen{vt} (ein Tier auf jemanden) |
| birisini birşeye karşı uyarmak, yapmamasını tavsiye etmek | abraten {vi} (von) |
| birisinin yaptığı işi gizlemek, saklamak, üzerini örtmek | jemanden decken |
| birisini kötü etkilemek, kötü etki bırakmak (davranış vb) | abfärben {vt} (jemanden) |
| birisini kaldırıp başka bir yere oturtmak, yerini değiştirmek | umsetzen {vt} (jemanden) |
| bir soru ya da istek için birisinin yolunu gözlemek, beklemek, fırsatını kollamak | abpassen {vt} (jemanden) |