gewinnbringend{adj}karlı, kar getiren, kazançlı
aufbringen (vt}gemiyi durdurmak ve kontrol altına almak
aufbringen (vt}kapalı bir şeyi açabilmek (kapı, kapak)
unterbringen {vt}kısa bir süre için yer oturacak , yatacak ya da kalacak ayarlamak, yer bulmak
unterbringen {vt}koymak, yer bulmak, yerleştirmek
unterbringen {vt}birisine iş bulmak, sağlamak
aufbringen (jemanden)sinirlendirmek, çok kızdırmak, öfkelendirmek
aus der Fassung bringenkontrolden çıkarmak
zum Schweigen bringen {vt}susturmak
abbringen {vt} (jemanden von etwas)aklını çelmek, vazgeçirmek (bir plandan düşünceden)
die Opposition zum Schweigen bringenmuhalefeti susturmak
Nichts kann ihn aus der Fassung bringenonu hiçbir şey kontrolden çıkaramazz
Wo kann ich diese Sachen im Raum unterbringen ? Bu eşyaları odada nereye koyabilirim, yerleştirebilirim ?
Ich habe meinen Sohn bei einer firma untergebrachtOğluma bir firmada iş buldum, işe soktum
Cevirilerde Örnek ara