| dilemek | wünschen {vt} |
| dil, lisan | Sprache {f} Sprachen {pl} |
| dil (organ) | Zunge {f} Zungen {pl} [anat.] |
| kısaltma (dil) | Abbreviatur {f} Abbreviaturen {pl} (Abkürzer) |
| arzu istek dilek | Wunsch {m} Wünsche {pl} |
| yanmak (göz, dil) | brennen {vi} |
| pipi (çocuk dilinde) | Pipi {n} (Kindersprache) |
| özür, bağış dileme | Abbitte tun, Abbitte leisten |
| reddedilmek (karşı cins) | abblitzen {vi} [ugs.] |
| sorgulama dili, sorgu dili | Abfragesprache {f} |
| sana başarılar diliyorum | Ich wünsche dir viel Erfolg |
| fark edilirlik, göze çarpma | Auffälligkeit {f} |
| akıl almaz, tasavvur edilemez | unfassbar{adj} |
| Geciktiğim için özür dilerim | Bitte entschuldigen Sie meine Verspätung |
| birinden özür, bağış dilemek | jemandem etwas abbitten |
| resmi olmayan günlük konuşma dili | Umgangssprache {f} |
| kira, faiz vb elde edilen gelir,akar | Einnahme {f} Einnahmen {pl} |
| olarak adlandırılmış, addedilmiş | sogenannte |
| her türlü şekilde para tasarruf edilebilir | Man kann allerhand Geld sparen |
| bağırsak kanseri büyük oranda tedavi edilebilir | Darmkrebs ist in hohem Maße heilbar |
| Hastalar kedilerini kötü bakılmış hissediyorlar | Patienten fühlen sich schlecht versorgt |
| başsağlığı dilemek, başınız sağ olsun demek | Beileid aussprechen {rdw.} |
| gelecekte başarı ve mutluluk dilemek için söylenir | toi toi toi ! |
| birisinden özür dilemek, özrünü kabul etmesini dilemek | jemanden für etwas um Entschuldigung bitten |
| aynı dile kültüre sahip topluluk, toplum millet ulus halk | Volk {n} Völker {pl} |
| Dolandırıcılar başkalarını kandırır, aşıklar kendilerini | Betrüger legen andere rein. Verliebte sich selbst |