| gegenüberstehenstehst gegenüber, stand gegenüber, hat gegenübergestanden | karşısında bulunmak, karşı karşıya kalmak |
| Pflasterstein {m} | yola döşenen parke taşı |
| sein Handwerk verstehen | işini bilmek, usta olmak, işinde iyi olmak |
| skeptisch gegenüberstehenjdm./etw. | şüpheyle yaklaşmak |