Hören {n}Duyma, işitme
hören {vt}duymak, işitmek
anhören {vt}dikkatle dinlemek, kulak vermek
gehören {vi}ait olmak
aufhören {vi}dinmek (yağmur)
auf jemanden hörenBirisinin uyarılarını dinlemek, kulak vermek
Das Buch gehört mirKitap bana ait
die Nachrichten hörenhaberleri dinlemek
zu etwas gehören {vi}bir gruba, bütüne, zümreye ait olmak, onlardan sayılmak
Klassische Musik hörenKlasik müzik dinlemek
zu einer Nation gehörenbir millete ait olmak
Er gehört zu den BestenO en iyilerden sayılır
Ich bin froh, das zu hören.Bunu duyduğuma sevindim
das Gras wachsen hören {rdw.}burnu iyi koku almak
Cevirilerde Örnek ara