| abpflücken {vt} | koparmak (elma, çiçek vb) |
| Lücke {f} Lücken {pl} | ara, boşluk |
| Zahnlücke {f} Zahnlücken {pl} | dişler arasındaki boşluk |
| Zahnlücke {f} Zahnlücken {pl} | diş boşluğu |
| In Physik und Mathematik hatte er große Lücken | matematik ve fizikte büyük boşlukları (eksiklikleri) vardı |