sakızKaugummi {m} Kaugummis {pl}
kızartmakbraten {vt}
kız arkadaşFreundin {f}
bakire (kız)jungfräulich {adj.}
sakız (ağaç)Mastix {m} Mastik {m}
kız arkadaşımmeine Freundin
11 yaşındaki kızdas 11 jährige Mädchen
patates kızartmasıPommes {pl} [ugs.] [cook.]
akşam kızıllığıAbendrot {n}
kızdırmak, sinirlendirmekaufregen {vt}
tosarmak, kızdığı için somurtmakschmollen{vi} | schmollen | schmollte | hat geschmollt
daha çok tepki şeklinde kızgınlık, sinirEmpörung {f} Empörungen {pl}
sinirlendirmek, çok kızdırmak, öfkelendirmekaufbringen (jemanden)
çok sinirlenmek, kızmak, öfkelenmek, köpürmek, öfkeden kudurmakvor Wut kochen [rdw.]
Cevirilerde Örnek ara