gelir, kazançEinkünfte {pl}
karlı, kar getiren, kazançlıgewinnbringend{adj}
Yetecek kadar kazanmak, kazancı olmakSein Auskommen haben
Bir şeyi kazanca çevirmek, dönüştürmekEtwas in Gewinn umsetzen
net kar, maliyet çıktıktan sonra elden kalan kazançSpanne {f} Spannen {pl}
Lükse kaçmadan, temel ihtiyaçlar için gereken para, kazançLebensunterhalt {m}
Cevirilerde Örnek ara