machen{vt} | machst, machte, hat gemachtyapmak
ausmachenbuluşmak için yer zaman vb. belirmek
ausmachen{vt} | machst aus, machte aus, hat ausgemachtkapatmak
blaumachen{macht blau, machte blau, hat blaugemacht} {vi} [ugs.]asmak, gitmemek, kaytarmak (iş, okul)
Krach machengürültü yapmak, ses çıkarmak
pleite macheniflas etmek
nervös machensinirlendirmek
viel ausmachenbüyük fark oluşturmak
alt machen {vt}eskitmek
abmachen {ugs.}olduğu yerden almak, çıkarmak (yara bandı, trafik levhası vb)
abmachen {ugs.}anlaşmak (randevu, yapacak iş)
frei machen {vt}boş bırakmak
warm machen {vt}ısıtmak
enger machen {vt}daraltmak
gerade machen {vt}birşeyi doğrultmak düzlemek
Kummer machen {vt}tasalanmak, endişelenmek, dert etmek
scharf machen {vt}keskinleştirmek
bekannt machen {vt}tanıştırmak
Gassi machen [ugs.]dışarı çıkıp kaka yapmak (köpek)
nutzbar machen {vt}kullanılabilir hale getirmek
das Feuer ausmachenateşi söndürmek
Zigarette ausmachensigarasını söndürmek
sich ein Bild machen{vr} (von etwas)konu ya da kişi hakkında fikir edinmek
einen Termin ausmachenrandevu ayarlamak
Pipi machen [ugs.] {vi}çiş yapmak
jemanden nervös machensinirlendirmek
den Fernseher ausmachentelevizyonu kapatmak
den Rücken gerade machenarkasını (sırtını) düzeltmek (doğrultmak)
Bankrott machen (jemanden)birini batırmak, iflas ettirmek (iş)
Fehlerhafte Angaben machenhatalı, yanlış bilgi vermek
Cevirilerde Örnek ara