bu onun kitabıdas ist sein Buch
en sonunda, nihayetschließlich {adv}
konsantrasyonunu bozmakablenken{vt} | lenkte ab | ablenkte | hat abgelenkt
onun gelecekteki karısıseine zukünftige Ehefrau
onun (erkek tekil şahıs)sein
onun çılgın fikirleri varEr hat verrückte Ideen
arabayı kapının önüne getirmekvorfahren{vt} | fährst vor, fuhr vor, ist vorgefahren
doğru eninde sonunda ortaya çıkarEs wird sich schon finden
salonun ortasında, orta noktasındaIn der Mitte des Saales
kurtarma operasyonunu yarıda bırakmakeine Rettungsaktion abbrechen
onun geleceğine arabamı bahse koyarımIch wette mein Auto, dass er kommen wird
hareketli bir şeyin yönünü değiştirmekablenken{vt} | lenkte ab | ablenkte | hat abgelenkt
ulu orta, herkesin gözü önünde, açıktanallem Anschein nach
bir şeyin sonunu beklemek, oluncaya kadar beklemekabwarten {vt}
zorla yönünü çevirmek, yoluna gitmesine engel olmakabdrängen {vt} (jemanden)
yardım konvoyunun en önündeki (başta bulunan) gemisidas anführende Schiff des Hilfsgüter-Konvois
Cevirilerde Örnek ara