Türkçe Almanca
sensizohne dich
hırsızDieb {m} Diebe {pl} Diebin {f} Diebinnen {pl}
hırsızLangfinger {m} Langfinger {pl} [ugs.]
arabasızohne das Auto
sızıntıSickerung {f}
olmaksızınohne{prp.} {Akk.}
başarısızpleite {adj}
geçissiz fiilintransitiv {adj} [gramm.]
başarısızlıkPleite {f}
Fransız devrimiFranzösische Revolution [hist.]
talihsiz, mutsuzunglücklich {adj.}
dertsiz, tasasızohne Sorgen, sorgenfrei {adj}
mesleksiz, işşizarbeitslos {adv}
rakipsiz, yenilmezunschlagbar {adj}
sessizliği bozmakSchweigen brechen
sessizliği bozmakStille brechen
sessizlik, sükunetRuhe {f}
objektif, tarafsızunbefangen{adj}
hareketsiz beklemekverharren{vi} | verharrte, hat verharrt
siz diye hitap etmeksiezen (mit Sie anreden)
isteksiz, gönülsüzabgeneigt {adj}
Şiddetli geçimsizlikZerrüttung {f}
vergiden muaf, vergisizabgabenfrei {adj}
Bu tamamen size bağlıDas hängt völlig von Ihnen ab
tamamen beş parasızımIch bin total pleite
objektif, tarafsız olmaUnbefangenheit{f}
tatmin etmeyen, yetersizunbefriedigend{adj}
düşüncesiz, nezaketsiztaktlos {adj}
eve girmek (hırsızlık)in ein Haus einbrechen
sızıntı yapmak, sızmaksickern {vt}