| talihsiz, mutsuz | unglücklich {adj.} |
| müzmin hastalık | Siechtum {n} |
| İç hastalıklar | Innere Krankheiten {pl} |
| hatalı bozuk fren | Fehlerhafte Bremsen |
| hastalıklı, hasta | siech {adj} |
| hastalık bulaştırmak | jemanden eine Krankheit anstecken |
| hastalıklı, hasta insanlar | Sieche {pl} |
| Hastalık bende iz bıraktı | Die Krankheit hat mich gezeichnet |
| hatalı, yanlış bilgi vermek | Fehlerhafte Angaben machen |
| kabullenmek (kader, hastalık vb) | abfinden {vt} (sich mit etwas) |
| birisinden enfeksiyon, hastalık kapmak | eine Infektionskrankheit von jemandem bekommen |
| ana yola, otobana çıkan ara yol, tali yol | Zubringer {m} |
| şehri ateşe vermek, ortalığı yakıp yıkmak | brandschatzen {vt} |
| temizlemek, ortalıktan kaldırmak (kar, engel vb) | räumen {vt} |
| hastalıktan kurtulmak, iyileşmek, ağaya kalkmak | wieder auf den Beinen sein {rdw.} |
| hastalık, işkence vb sebebiyle iyice güçten düşmek | Siechtum {n} |
| uzun süre rahatsız etmek, sıkıntı vermek (turist, hastalık vb) | plagen {vt} (jemanden) |
| ciddi sonuçları olan, problemlere yol açan (karar, hastalık vb.) | schwerwiegend {adj.} |
| geçmek, rahatlamak, devam etmemek (hastalık, ayakkabının sıkması vb) | sich geben |