| dinmek (yağmur) | aufhören {vi} |
| su birikintisi, yağmur göleti | Pfütze {f} Pfützen {pl} |
| Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak | Vom Regen in die Traufe kommen {rdw.} |
| Aniden başlamak, bastırmak (yağmur, karanlık) | Hereinbrechen {vi} |
| çiselemek, inceden yağmak, serpiştirmek, yavaşça yağmak (kar, yağmur) | rieseln {vi} (Schnee, Regen) |