| jemand {pron.} | birisi, biri |
| jemanden nerven | sinirlendirmek |
| jemanden decken | birisinin yaptığı işi gizlemek, saklamak, üzerini örtmek |
| jemanden foltern | konuşturmak, bilgi almak için işkence yapmak |
| jemanden begehren | birisini arzulamak |
| jemanden kränken | birisinin kalbini kırmak, incitmek |
| jemanden abfüllen | birisini sarhoş etmek |
| jemanden ohrfeigen | birine tokat atmak, tokatlamak |
| jemanden verfehlen | yeri ya da zamanı şaşırarak birisiyle buluşamamak, randevuya gelememek |
| auf jemanden hören | Birisinin uyarılarını dinlemek, kulak vermek |
| jemanden kritisieren | birisini kritize etmek, eleştirmek |
| aufbringen (jemanden) | sinirlendirmek, çok kızdırmak, öfkelendirmek |
| Hallo, ist jemand da! | merhaba, kimse yok var mı ? |
| fortlaufen (jemandem) | ayrılmak (eş) |
| plagen {vt} (jemanden) | uzun süre rahatsız etmek, sıkıntı vermek (turist, hastalık vb) |
| jemanden zudecken {vt} | battaniye vb ile birisinin üstünü örtmek |
| jemandem etwas abbitten | birinden özür, bağış dilemek |
| treffen {vt} (jemanden) | tesadüfen karşılaşmak |
| jemanden nervös machen | sinirlendirmek |
| abfragen {vt} (jemandem) | sormak, sözlü yapmak (okul) |
| ausrufen {vt} (jemanden) | hoparlör ile seslenerek aramak |
| vorlesen {vt} (jemanden) | birine birşey okumak (kitap dergi vb) |
| schicken {vt} (jemanden) | göndermek, yollamak (birisini bir yere) |
| abrechnen (mit jemandem) | hesaplaşmak, hesabını görmek (düşman vb) |
| umsetzen {vt} (jemanden) | birisini kaldırıp başka bir yere oturtmak, yerini değiştirmek |
| abpassen {vt} (jemanden) | bir soru ya da istek için birisinin yolunu gözlemek, beklemek, fırsatını kollamak |
| anweisen {vt} (jemandem) | nasıl yapılması gerektiğini göstermek, anlatmak |
| erfreuen {vt} (jemanden) | mutlu etmek, sevindirmek |
| abfärben {vt} (jemanden) | birisini kötü etkilemek, kötü etki bırakmak (davranış vb) |
| bändigen {vt} (jemanden) | sakinleştirmek ve kontrol altına almak |