| ulaşılabilir | erreichbar {adj} |
| Ulaşılabilirlik | Erreichbarkeit{f} |
| arzulamak, istemek | wünschen {vt} |
| birisini arzulamak | jemanden begehren |
| bir plan uygulamak | einen Plan durchführen |
| Kanunları uygulamak | das Recht vollstrecken |
| kurulabilir (program) | installierbar {adj} |
| sorgulamak (bilgisayar) | abfragen {vt} |
| kulakları sağır eden | ohrenbetäubend {adj} |
| hastalık bulaştırmak | jemanden eine Krankheit anstecken |
| sorgulama dili, sorgu dili | Abfragesprache {f} |
| duygularını hiçe saymak | herumtrampeln (auf Gefühlen) |
| durulama, su tutarak yıkama | abbrausen {vt} |
| ona telefonla ulaşamıyorum | ich erreiche ihn telefonish nicht |
| şiddetle istemek, arzulamak | begehren {vt} |
| mahkeme kararını uygulamak | vollstrecken{vt} | vollstreckst, vollstreckte, hat vollstreckt | Vollstreckung{vt} | vollstreckst, vollstreckte, hat vollstreckt | Vollstreckung {f} |
| Oradan içeriye kayboldular ! | Dort hinein sind sie verschwunden ! |
| uygulamak (baskı, kontrol vb) | ausüben {vt} |
| cezir, suların indiği dönem | Ebbe {f} |
| otelimize kolay ulaşılabilir | Unser Hotel ist gut erreichbar |
| Otelin ulaşılabilirliği iyi | Die Erreichbarkeit des Hotels ist gut |
| elde tutulamayacak kadar kaygan | aalglatt {adj} |
| başka bir okula transfer olmak | an eine andere Schule versetzt werden |
| dikkatle dinlemek, kulak vermek | anhören {vt} |
| münafıklık, duygularını gizleme | Heuchelei {f} Heucheleien {pl} |
| engellere rağmen başarmak, uygulamak | etwas durchsetzen {vt} |
| başkalarının duygularını gözetmek | die Gefühle anderer Leute zu schonen |
| ağır suçluların kaldığı hapishane | Zuchthaus {n} |
| hastaneye göndermek, sevk etmek, ulaştırmak | ins Krankenhaus einliefern |
| Birisinin uyarılarını dinlemek, kulak vermek | auf jemanden hören |