| warum ? | neden, niçin ? |
| Wareneingang{m} Wareneingänge {pl} | Mal girişi, mal kabul |
| abwarten {vt} | bir şeyin sonunu beklemek, oluncaya kadar beklemek |
| Nur abwarten! | sadece bekle ve gör! |
| erwarten {vt} | beklemek, ummak, umut etmek |
| erwarten {vt} | ummak |
| warm machen {vt} | ısıtmak |
| warmherzig {adj} | sıcakkanlı, cana yakın |
| Es war einmal ... | bir varmış, bir yokmuş ... |
| ein Kind erwarten | hamile olmak, çocuk beklemek |
| gegenwärtig {adj} | mevcut, şu andaki |
| Der Händler war kulant.{f} | satıcı çok nazikti |
| Ich war damals sehr klein | o zamanlar çok küçüktüm |
| gegenwärtige Energiebedarf | Mevcut enerji talebi |
| bis man schwarz wird [ugs.] | eşek sudan gelinceye kadar, çok uzun süre |
| Händler am schwarzen Markt | karaborsacı |
| Das Seminar war eine totale Pleite | seminer tam bir başarısızlıktı |
| Das hätte ich von dir nicht erwartet | Bunu senden beklemezdim |
| Wir erwarten heute Abend viele Kunden | Bu akşam birçok müşterinin gelmesini bekliyoruy |
| Das Wetter war schlecht und die Stimmung entsprechend war nicht gut | Hava kötüydü buna paralel olarak ortam (haleti ruhiye) de iyi değildi |